SUPRAKONDİLER HUMERUS KIRIĞI - Gartland Tip I ve Tip II Kırığında Tedavi

 

genel özellikler
sınıflama
klinik görünüm
ön arka radyografi
yan radyografi
atel tespiti
perkütan telleme
açık redüksiyon
damar yaralanması
kompartman sendromu
sinir yaralanması
kötü kaynama
eklem sertliği

web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


Tedavi

Gartland Tip I Kırığı

Gartland tip I kırığında redüksiyona gerek yoktur. Hasta, dirsek 90 derece fleksiyonda, önkol nötral rotasyonda dirsek üstü alçı ateline alınır. Kompartman sendromu riski nedeniyle suprakondiler humerus kırıklarında sirküler alçı yapılması son derece sakıncalıdır. Tespit süresi 2 ila 3 haftadır. Ardından dirsek hareketi egzersizlerine başlanır. Dirsekte ödemin fazla olduğu durumlarda eklem hareketlerinin tam olarak geri kazanılması zaman alabilir; bu konuda aile baştan bilgilendirilmelidir.

Radyolojik olarak göründükleri kadar masum olmayan Gartland tip IB kırıklar, yani medial kolonda çökme veya parçalanma bulunan ayrıksız kırıklar, redüksiyon yapılmadan basitçe alçı atel ile tespit edilirlerse, muhtemelen dirsekte varus ve hiperekstansiyonla sonuçlanan kötü bir görünüme neden olurlar. Bu nedenle bu tip kırıkların ayırt edilmesi, redükte edilmesi ve perkütan telleme ile tespit edilmesi önemlidir.

Gartland Tip II Kırığı

Gartland tip II ve III kırığında amaç kırığın redüksiyonunu sağlamak ve kırık iyileşmesi görülene kadar stabil olarak tespit etmektir.

Gartland tip II kırığında kapalı redüksiyon genel anestezi ve skopi kontrolü altında yapılır. Dirsekte aşırı ödem olmadığı ve araya giren yumuşak doku olmadığı sürece kapalı redüksiyon genellikle başarılı olur. Redüksiyon sonrası dirsek 90 derece fleksiyonda, önkol nötral rotasyonda dirsek üstü alçı atel yapılır. Suprakondiler humerus kırıklarının çoğunda dirsek fleksör ve ekstansörleri distal parçayı dirsek 90 derece fleksiyondayken stabil hale getirir. Bunu sağlayan dirseğin anatomik özelliğinden kaynaklanan biyomekanik etkidir. Ekstansiyon tipi suprakondiler humerus kırığında dirseğe daha fazla fleksiyon yaptırmakla kırığın daha da stabil hale geleceği düşünülebilirse de, atel tespitinde dirseğin fazla fleksiyona alınması ve dairesel (sirküler) bir alçı yapılması dirsekte şişliği arttırarak Volkmann iskemik kontraktürü (kompartman sendromu) gelişme riskini arttırır. 90 dereceden fazla bir dirsek fleksiyonunda stabil hale gelen Gartland tip II kırığında perkütan telleme uygulanmalıdır. Aynı şekilde, dirseğin çok şiş olduğu, geç gelen olgularda da perkütan telleme yapılması kırık uçları arasında kayma riskini ortadan kaldırır. Bu tür olgularda medialden geçilecek Kirschner telinin ulnar siniri zedeleme olasılığı göz önüne alınarak sadece dış taraftan (lateral epikondilden) gönderilecek bir veya birbirine paralel iki adet tel ile yetinilir.

Tespit süresi 3 ila 4 haftadır. Dirsekde aşırı şişlik mevcutsa, redüksiyonu takiben alçı atel bol geleceğinden kırık aralığında instabilite gelişir ve kırık uçları kayabilir. Bu nedenle alçı atel yerine skopi kontrolü altında perkütan telleme tercih edilir; yani kırık yerini açmadan Kirschner telleriyle kırık uçları tespit edilir ve kaymaları önlenir. Daha sonra dirsek 90 derece fleksiyonda, önkol nötral rotasyonda dirsek üstü alçı atel yapılır. Tespit süresi yine 3 ila 4 haftadır. Redüksiyon zor sağlandıysa, eşlik eden önkol alt uç veya önkol kırığı mevcutsa, yine perkütan telleme tercih edilir. Gartland tip II kırıkda açık redüksiyon daha düşük bir olasılıktır, ancak araya giren dokular nedeniyle redüksiyon sağlanamıyorsa yapılır.

redüksiyonu bekleyen hastanın dirseği olduğu pozisyonda atele alınır
Gartland tip IB kırığı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.