ÇARPIK AYAK - Erken Dönem Tedavi

 

klinik görünüm
doğum öncesi tanı
erken dönem tedavi
geç dönem tedavi

web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tedavi

Erken Dönem

Çarpık ayağın tedavisi bebek doğar doğmaz başlar. Yapılan işlem belli bir disiplin dahilinde (Ponseti yöntemi) ayağın arka, iç ve taban kısmında kısalmış olan yumuşak dokuları (cilt, bağ, kapsül, kiriş, kas) esnetmek amacıyla yapılan pasif germelerdir.

Doğumun ikinci günü alçılamaya başlanır. Alçılamanın gayesi manüplasyonla belli bir dereceye kadar düzeltilmiş ayağın bu düzelmiş halini korumaktır. Dahası, kısalmış olup da esnetilmeye çalışılan yumuşak dokulardaki kollajen, zamanla akardeon gibi açılarak uzar ve bir sonraki alçıda ayağın bir miktar daha düzelmesine olanak sağlar. Bu şekilde haftada bir değiştirmek suretiyle 5 ila 8 kez alçı yapılır. Her alçıda ayak bir miktar daha talus etrafında döndürülerek dış rotasyona zorlanır. Beşinci, ya da altıncı alçıda ayak 60 ila 70 derece dış rotasyona ve 10 derece dorsifleksiyona getirilebiliyor olmalıdır. Alçı diz 70 derece fleksiyondayken diz üstü şeklinde uygulanır.

Orijinal Ponseti yönteminde kireç alçı kullanılır ve bu alçılar alçı bıçağıyla açılır. Ancak günümüzde soft cast denilen sentetik reçine bazlı yumuşak alçılar sayesinde alçı bir sargı gibi geri sarılarak açılmakta, böylelikle de alçı motoru, ya da alçı bıçağına bağlı citte kesi, yanık gibi sorunlar görülmemektedir. Ayrıca esneme özelliği olan sentetik yumuşak alçı ayaktaki kasların kasılmasına izin verdiğinden eklem sertliği, kas atrofisi gibi alçılamaya özgu sorunlara rastlanmaz. Esnek alçı ayağa şekil verme sırasında basınç yarasının oluşmasını da engeller. Uygulaması pratiktir ve uygulama sırasında çevre kirlenmez.

Ayağın manüplasyonu nazik olmalıdır. Ayak aşırı zorlanarak alçıya alındığında daha henüz kıkırdak karakterindeki ayak kemiklerinin birbiri arasındaki eklem yüzeylerinde kalıcı deformasyonlar oluşur. Bunlar ilerde ağrılı bir ayağa neden olur. Ayağı şekil verilebilen bir oyun hamuru gibi düşünmemek gerekir. Ayağın dış görünüm olarak düzeltilmesinden çok, normal anatomiye yakın düzeltilmesi esastır.

Azami 8 haftanın bitiminde topuk ayak tabanı seviyesine hala inmemiş ise, genel anestezi altında topuğun normal konumuna inmesini engelleyen Aşil tendonu minik bir kesiden girilerek kesilir (perkütan aşilotomi). Bu işlem olguların % 85 ila % 90 gibi büyük bir çoğunluğunda gerekir. Perkütan aşilotomi lokal anestezi altında da yapılabilir, ancak lokal anestezik madde verildiği yerde şişkinlik oluşturarak Aşil tendonunun elle hissedilmesini engelleyebilir. Bu durumda Aşil tendonunun hemen yakınından geçen ayak damar ve sinir paketinin (tibialis posterior arteri, veni, siniri ve sural sinir) yanlışlıkla kesilmesi olasılığı doğar. Bu nedenle 3 aydan ufak bebeklerde önerilmez.

Perkütan aşilotomi sonrası 3 ila 4 kez daha alçı yapılarak ayakta tam düzelme sağlanır. Klinik olarak değerlendirildiğinde topuk normal konumuna oturmuş olmalı, ayakbileği en az 20 derece dorsifleksiyon yapabiliyor olmalı ve ayağın ön kısmı içe dönük olmamalıdır. Ayaktaki klinik düzelme çekilen radyografiyle doğrulanmalıdır. Radyografide talus, kalkaneus ve tibia arasında sagittal ve transvers planda oluşan açıların normal değere ulaşıp ulaşmadığı araştırılır.

Daha sonra bebek yürüyünceye kadar ayak özel yapım cihaza alınır (Ponseti cihazı). Her gün muntazaman germe egzersizlerine ve dorsifleksiyon/pronasyon yönünde aktif güçlendirme hareketlerine devam edilir.

                                                                                     Ponseti cihazı

Yürümeyle birlikte normal ayakkabıya geçilir ve Ponseti cihazı bebeğe sadece uyurken takılır. Ponseti cihazı yaklaşık 18. ayda sonlandırılır.

İlk yıl içersinde nüks beklenir. Bu nedenle ayakta düzgün cihaz kullanılmasına ve ayak düzgün görünse de manüplasyonlara en az 1 yıl devam edilmesine özel önem verilir. İlk 1 yaş içinde görülen yinelemelerin tedavisi yine alçılamadır. Gerekirse perkütan aşilotomi tekrarlanabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.