HİGROMA

 


web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


HİGROMA

 

Kaynağını eklemlerdeki veya kiriş kılıflarındaki sinovyal dokudan, ya da sinovya ile kaplı boşluklardan alan, içi sıvı dolu selim kist olarak tanımlanır.

 

Genel Özellikler

 

Olguların yaklaşık 2/3'ünde elbileği sırtında ortaya çıkar. Ayrıca, elbileğinde başparmak ile nabız alınan bölge arası, başparmağa ait dizinin sırt tarafı, avuç içinin parmaklara yakın kısmı higromanın sık görüldüğü diğer yerlerdir.

 

Kızlarda daha sık görülür. Daha çok 20-40 yaş erişkin hastalığıdır.

 

Nedeni ve Patoloji

 

Nedeni bilinmemektedir. Sinovyal dokunun zayıf alanlarıı izleyerek fıtık tarzında bir oluşum şeklinde bu kisti oluşturduğu sanılmaktadır.

 

Kistin içi eklem sıvısına benzer, berrak, akışkanlığı az olan, sümüksü bir sıvı ile doludur.

 

Klinik Görünüm

 

En belirgin klinik bulgu şişliktir. Higroma sertçe bir kitle halinde ele gelir. Derindeki sinovya ile kaplı dokulardan kaynaklandığı için zemine sabittir, ileri geri hareket ettirilemez. Şişliğin hacmi pirinç tanesi ile iri fasulye tanesi arasında değişir. Bazen bir iki odacıklıdır (lobüllü) ve bu elle yoklandığında hissedilebilir. Elbileği sırtında yer aldığı zaman elbileği aşağı doğru büküldüğünde daha da belirginleşir.

 

Şişlik bir kaç gün içinde aniden ortaya çıkabildiği gibi yavaş yavaş da gelişmiş olabilir. Şişlik zamanla küçülebilir, hatta tümüyle kaybolabilir. Bu değişiklikte mekanik tahrişin ve hareket yoğunluğunun azalmasının payı vardır. Üzerine düşme sonucu kist duvarı yırtılırsa şişlik ortadan kaybolur, ancak çoğunlukla aynı yerde bir müddet sonra tekrardan oluşur.

 

Çoğu higroma ağrısızdır. Üzerine basmakla ağrı oluşturulabilir. Çevredeki sinire bası yaptığı zaman, ya da tendon işlevini engellediği zaman ağrıya neden olur. Elbileği eklemi ile ilişkili higroma genellikle ağrılıdır. Bunlar arasında dışardan farkedilmeyen, derin dokudaki gizli higroma hemen her zaman ağrıya neden olur ve elbileği hareketinde daha da şiddetlenir. Hasta ağrılı bölgeyi ovuşturarak ağrıyı dindirmeye çalışır.

 

Tanı

 

Klinik muayene tanı için yeterlidir. İçinden geçecek şekilde ışık tutulduğunda (transilluminasyon) kistin içinin berrak sıvı ile dolu olduğu anlaşılabilir.

 

Ultrasonografide içi sıvı dolu kitle şeklinde görüntü verir.

 

Tanıyı kesinleştirmek, elbileğinde görülen diğer tümöral oluşumlardan ayırdetmek ve gizli higromayı ortaya çıkartabilmek için MR görüntüleme çok yararlıdır. Elbileğinde bulunan ve transilluminasyona yanıt vermeyen solid kitle varlığında biyopsi düşünülmeli ve öncelikle MRG istenmelidir.

 

Doğal Seyir

 

Olguların çoğu zamanla kendiliğinden kaybolur.

 

Kanserleşme olasılığı yoktur.

 

Tedavi

 

Kistin ciltte oluşturduğu kabarıklık başlıca yakınma nedenidir, ancak selim karakterli olan higroma çoğunlukla ağrıya neden olmadığından izlemle yetinilir. Tanıda kuşku varsa kütlenin tamamını çıkartacak tarzda biyopsi yapılmalıdır (eksizyonel biyopsi). Şişlik dışında klinik bulgusu olmayan higroma olgusunda cerrahi girişimin tercih edilmemesinin nedenleri, bu kistlerin önemli bir kısmının zamanla gerileyerek kaybolması, bir görüntü bozukluğunu düzelteyim derken cilt kesisi yaparak başka bir estetik kusurun yaratılması ve kütlenin tamamı çıkartılsa dahi olguların % 25 ila % 30'unda yinelemenin görülmesidir.

 

Enjektörle kist boşluğuna girip sıvının aspire edilmesi yoluyla şişliğin azaltılması geçici bir çözümdür ve kist boşluğuna kortizon enjekte edilse dahi çoğunlukla yineleme ile karşılaşılır. Halk arasında şişliğin üzerine madeni para bağlanması kist duvarını patlatıp sıvını dışarı akmasına ve şişliğin ortadan kalkmasına yönelik bir işlemdir, ancak aynı şekilde hemen her zaman yineleme ile karşılaşılır.

 

Sinir basısına veya ağrıya neden olan yüzeyel veya derin higromada cerrahi endikasyon doğar. Kist dikkatli bir biçimde uzandığı bütün alanları da içine alacak şekilde eksize edilir.

 

Elbileği sırtında yer alan higromada yineleme oranı diğer yerleşimli higromalara göre daha yüksektir.

Özdeş Sözcükler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.