GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ - Tanı ve Risk Faktörleri

 

tanımlamalar
doğum öncesi nedenler
doğum sonrası nedenler
patoloji
erken dönem bulguları
geç dönem bulguları
tanı
kalça ultrasonografisi
radyolojik bulgular
koruyucu önlemler
erken tedavi
Pavlik bandajı
alçılama
açık redüksiyon
tavan ameliyatları
erişkin yaş

web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


 

 

 

 

 

 

 

 

Tanı

Tek taraflı çıkığı olan olgular hariç, GKD'nin displazi ve sublüksasyon gibi daha hafif şekillerini ve çift taraflı olguları yenidoğan döneminde salt klinik muayene ile saptayabilmek çoğunlukla uzmanlık gerektirir. Bu tür olguların önemli bir kısmı, çocuk hekimi tarafından rutin kontrolleri yapılsa dahi yenidoğan döneminden sonra fark edilir. Bu nedenle GKD'ne özgü  klasik tarama testlerinin yanı sıra kalça radyografisi ve kalça ultrasonografisinden de yararlanılarak bu olasılık ortadan kaldırılmaya çalışılır.

Yenidoğanın kalça yapıları esas olarak kıkırdak yapıda olduğundan radyografide tam olarak görüntüleyebilmek mümkün olmaz. Kıkırdak yapı hakkında sıhhatli bilgi veren kalça ultrasonografisi yenidoğan döneminde olduğu kadar 6 aylığa kadar olan bebeklerde güvenle kullanılabilir.

Kalça ultrasonografisi ses dalgaları prensibine dayandığından zararsızdır, çok kez uygulanabilir, ve GKD lehinde en ufak bir patolojiyi dahi ortaya çıkartabilecek kadar hassastır. Radyografiye göre 3 ila 4 kez daha güvenilir bir yöntem olduğu için, özellikle yenidoğan döneminde GKD taraması açısından altın standarttır, ancak özel bir eğitim gerektirdiğinden ultrasonografi çekimi ve yorumundaki standardizasyon bir sorundur.

Radyografi ise, X ışınlarının ufak bebeğin üreme organlarına zarar verebileceği endişesinden  dolayı ultrasonografi ancak çekme olanağının olmadığı ortamlarda röntgen çekimine başvurulur. Bu sorunun çözümü için üreme organlarını örten koruyucu kurşun levhalar kullanılması düşünülmüşse de, çoğu kez görüntüyü bozduğundan pratik değildir. Ayrıca günümüzde mevcut röntgen cihazları çok düşük radyasyonla çalışabilen, görüntünün bilgisayar programları aracılığıyla güçlendirildiği ve bu nedenle de zararı en az düzeye çekilmiş, güvenli cihazlardır. Buna rağmen, 6 aylıktan büyük çocukta radyolojik tetkik istenmesi, çocuğun maruz kalacağı ışın ile kanser arasında bağ kuran ebeveynleri endişelendirir.

Yapılan bir çalışmada 34 kez pelvis radyografisi, 2 kez bilgisayarlı tomografi ve 1 kez de konvansiyonel tomografi çektirmiş bir erkek çocukta lösemi riski 10,000 de 9, spermlerde mutasyon oluşturma riski ise 10,000 de 23 bulunmuştur. Aynı doza maruz kalan bir kız çocuğunda bu değerler lösemi riski için 10,000 de 12, yumurta hücrelerinde mutasyon oluşturma riski için 1,000 de 5 olarak bulunmuştur. Erkenden fark edilen ve ultrason tetkiki ile izlenmiş, sonra da takip protokolüne uygun olarak 2-3 kez pelvis radyografisi istenmiş bir hastada bu değerlerin çok düşük olacağı ve istatistiki açıdan bir anlam ifade etmeyeceği açıktır.

Nüfusu düşük ülkelerde kalça ultrasonografisi her yenidoğana rutin olarak uygulanırken, Türkiye gibi nüfusu kalabalık ülkelerde ancak instabilite testi müspet olan, ya da klinik muayene bulgusu ve/veya risk faktörü bulanan bebeklere çekilir. Risk faktörü, o hastalığa istatistiki olarak anlamlı sıklıkta eşlik eden patolojik durum demektir.

Gelişimsel Kalça Displazisinde Risk Faktörleri

Yukardaki risk faktörlerinden ilk altısı genelde kabul gören ve tarama programlarına monte edilmiş risk faktörleridir. Klinik muayene bulgusu olmayan, instabilite testleri negatif olan, ancak bu 6 risk faktöründen en az 1’i bulunan yenidoğana kalça ultrasonografisi istenip istenmeyeceği nüfusu kalabalık ülkelerde (örneğin, ABD) tartışılmaktadır, ancak 1 dakikalık bir tetkikin, maliyeti ne olursa olsun, o kişinin yaşamını ne ölçüde değiştirebileceği ve ileride ortaya çıkacak yüksek maliyetli tedavi şekillerinden koruyabileceği açıktır.

 

 

 

 

 


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.