GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ - Genel Özellikler ve Patoloji

 

tanımlamalar
doğum öncesi nedenler
doğum sonrası nedenler
patoloji
erken dönem bulguları
geç dönem bulguları
tanı
kalça ultrasonografisi
radyolojik bulgular
koruyucu önlemler
erken tedavi
Pavlik bandajı
alçılama
açık redüksiyon
tavan ameliyatları
erişkin yaş

web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Genel Özellikler

Nüfusu belli bir sayının altında olan ve gelişmiş bir sağlık sistemine sahip ülkelerde her yeni doğana kalça ultrasonografi uygulanması (genel tarama), nüfusu fazla olan ülkelerde ise taramanın klinik muayene ile yapılması, ancak instabilite testleri müspet olan ve/veya GKD'ne dair klinik bulgusu bulunan ve/veya risk faktörü saptanan bebeklere kalça ultrasonografisinin uygulanması (seçici tarama) daha akılcıdır. Taramanın salt klinik muayeneyle, ya da ultrasonografi eşliğinde yapılmasına göre GKD görülme sıklığı değişik çıkar, çünkü ultrasonografi ile tarama klinik taramaya oranla çok daha hassas bir yöntemdir. Klinik muayene temeline dayalı bir tarama, muayeneyi yapanın becerisine göre farklı sonuçlar doğurur. Ultrason ile tarama yapıldığında ise daha henüz olgun düzeye erişmemiş ve bir müddet sonra kendiliğinden düzelen kalçaların gerçek displazik kalçalardan ayrı tutulması gerekir.

Ultrasonografi eşliğinde tarama yapılan ülkelerde GKD görülme oranı genelde binde 1’in altında çıkar, çünkü bu ülkeler zaten gelişmiş sağlık ve eğitim sistemleriyle GKD’nin önlenmesinde yeterince etkili olan ülkelerdir. Genelde kabul gören, GKD görülme sıklığının binde 1,5 civarında olduğudur. Ülkemizde sağlıklı veriler olmamasına karşın bu değerin binde 1 ila 2,5 arasında olduğu sanılmaktadır.

GKD görülme sıklığı coğrafi özelliklere ve ırksal özelliklere göre de değişir. Orta Avrupa, özellikle eski Yugoslavya, ve Kanada’nin Manitoba bölgesi GKD’nin en sık raslandığı bölgeler arasında sayılırken, Hong Kong’da GKD’e oldukça az rastlanır.

Beyaz ırkta görülme sıklığı fazlayken, sarı ve siyah ırkta, Afrika ırklarında görülme sıklığı düşüktür.

GKD kızlarda daha sıktır (6:1).

Sol kalça sağa oranla daha fazla tutulur.

Patoloji

      

1 = pulvinar    2 = kapsül darlığı yaratan içeri kıvrık labrum     3 = kapsül     4 = ligamentum teres
* kapsülde darlığa yol açan ilipsoas tendonu

Gelişimsel kalça displazisinde dışa, yukarı ve arkaya doğru yer değiştiren femur başı asetabulum üst kenarındaki büyümeden sorumlu hücrelere fizyolojik sınırı aşan derecede bası yaparak buranın büyümesini engeller. Sonuçta üst kısmı eksik gelişen asetabulum daha dik bir hal alır ve derinliği azalır. Asetabulum derinliğinin azalmasında yer değiştiren femur başı nedeniyle asetabulum derinliğinin artık yük alamamasının da payı vardır. Gelişimi olumsuz yönde etkilenen asetabulum normalden daha fazla öne bakar (asetabuler anteversiyon).

Femur başının asetabulumu terk etmeye başlamasıyla asetabulumun içini fibröz dokudan zengin yağ dokusu doldurur (pulvinar). Femur başının asetabulumdan uzaklaşmasıyla ligamentum teres gerilerek hipertrofiye olur, yani kalınlaşır. Böylelikle gerek pulvinar, gerekse hipertrofik ligamentum teres femur başının asetabuluma yerleşmesini engelleyen yapılar haline gelir. Yüksek çıkıkta ise ligamentum teres uzayarak incelir.

Kalçe eklem kapsülü giderek bollaşır. Kalça eklemine fleksiyon yaptıran iliopsoas kasının tendonu femur üzerinde trokanter minora yapışır ve kalça eklem kapsülü açısından yakın komşuluk dışında bir özellik taşımaz. Ancak femur başının yukarı doğru yer değiştirmesiyle iliopsoas tendonu da yukarı doğru sürüklendiğinden giderek kalça eklem kapsülünü boğar duruma gelir. Kapsül, asetabulumu içeren bir kompartman ve femur başını içeren diğer bir kompartman biçimini alır (kum saati görünümü). Kapsüldeki darlığa yol açan aşağıda iliopsoas tendonuyken, yukarda ise femur başının dayanarak asetabulum içine doğru ittiği, içeri doğru kıvrılmış labrumdur. Kapsüldeki bu darlık çıkık femur başının asetabuluma oturmasını engelleyen en güçlü yapıdır.

Femur başının yukarı yer değiştirmesiyle pelvis ve femur arasında uzanan kaslar kısalır. Kontrakte olan bu pelvifemoral kaslar arasında iliopsoas kası ve adduktor kaslar önemli yer tutar, çünkü güvenli bir redüksiyon için bu kasların gevşetilmesi gerekir.

Gelişimsel kalça displazisine femoral anteversiyon da eşlik eder.

 

 

 


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.