SEREBRAL PALSİ - Kalçada Sublüksasyon ve Çıkık : Tedavi Endikasyonları

 

serebral palsi nedir
nedenleri
nasıl oluşur
sınıflama
topoğrafik sınıflama
nörolojik bulgular
klinik görünüm
hastalığın seyri
tedavide hedefler
tedavi yöntemleri
ilaç tedavisi
botoks uygulaması
fizyoterapi
selektif dorsal rizotomi
cihaz kullanımı
ayakta ekinus
parmak ucu yürüyüşü
ekinus tedavisi
çarpık ayak
ayakta valgus
ayakbileğinde valgus
halluks valgus
çömelerek yürüyüş
hamstring gevşetme
kalça sorunları
kalçada gevşetme
kalça çıkığı
çıkık kalçada sorunlar
çıkıkta tedavi koşulları
femur osteotomisi
asetabulum osteotomisi

web sayfam hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Lütfen
5 dakika zaman
ayırıp anketimi yanıtlayın


Kalçada Sublüksasyon ve Çıkık

Tedavi Endikasyonları

Ağrı, sublüksasyon veya çıkığı bulunan serebral palsili hastalarda esas tedavi nedenidir. Ağrı olguların yaklaşık yarısında cerrahi girişim kararı alınmasında etkili olur. Tek başına yumuşak doku gevşetmesi yapılan çocuklarda ağrının tümden kaybolması olguların yaklaşık yarısında gerçekleşirken, bu oran kemik ameliyatına gereksinim duyulan olgularda daha da yüksektir.

Spastik kasların çocuğun bacaklarının aralanmasını engelleyerek apış arası temizliğini zorlaştırması bir diğer önemli cerrahi girişim nedenidir (3 cocuktan 2'sinde). Kalça abdüksiyonun 30 derecenin altına inmesi cerrahi tedaviyi gerektirir.

Kalçada sublüksasyon veya çıkık geliştiğinde tedavi endikasyonu koyarken klinik değerlendirmenin yanısıra radyolojik değerlendirmeye de önem verilir. Buna göre 8 yaşın altındaki çocuklarda Reimers indeksinin % 30'un altında, kalça abdüksiyonunun 45° nin üstünde olduğu olgularda fizyoterapi ve takiple yetinilir. Reimers indeksinin % 60'ın üstünde olduğu olgular, yani çıkıklar, mutlaka cerrahi girişimle tedavi edilmelidir. Reimers indeksinin % 30 ila % 60 arasında olduğu olgularda ise cerrahi girişim kararı alınırken iki özelliğe dikkat edilir: kalçadaki abdüksiyon hareket açıklığı ve Reimers indeksi ile izlenen instabilitede ilerleme. Bu olgularda abdüksiyon 45 derecenin altına düşmediği sürece cerrahi girişime gerek yoktur. Aynı şekilde 6 ay aralarla çekilen radyografilerde Reimers indeksinde % 10'dan az bir ilerleme saptanmışsa, bu hastalarda Reimers indeksi % 30'un üstünde olmasına rağmen fizyoterapi seansları ve takiple yetinilir.

8 yaşın üstündeki olgularda Reimers indeksi % 40'ın altındaysa cerrahi girişime gerek yoktur. Reimers indeksi % 40 ila % 60 arasında olan olgularda ise hasta 30 dereceden daha fazla abdüksiyon yapabiliyorsa ve/veya Reimers indeksinde yılda % 10'dan az bir ilerleme söz konusuysa yine cerrahi girişime gerek yoktur, ancak Reimers indeksi % 60'dan daha fazlaysa cerrahi girişim endikedir.

Ebeveynler cerrahi girişim sonrası çocuklarının işlevsel konumunda gerçekleşecek düzelmenin düzeyi konusunda realize edilmelidir. Hasta sahiplerine yürüyemiyen bir hastada salt kalçayı yerine koymakla bu hastaya yürüme yeterliliği kazandırılamayacağı açıkça anlatılmalıdır. Ayrıca hijyenik bakım olanağında ve oturma toleransında gerçekleşecek artış her zaman beklenildiği kadar da olmayabilir.

Ameliyat öncesi fotoğraflarda bacakların birbirini çaprazladığı ve bacakların yeterince açılamaması nedeniyle apış arası temizliğinin güçlükle yapılabildiği anlaşılıyor. Ameliyat sonrası bu sorunlar ortadan kalkmıştır.
AÖ = ameliyat öncesi
AS = ameliyat sonrası


Bu sayfada yer alan bilgilerin tamamı ebeveynleri çocuk ortopedisinin konuları hakkında bilgilendirmek amacıyla verilmektedir.

Bu bilgilerden yola çıkarak ebeveynlerin çocuklarındaki rahatsızlıklara tanı koymaları,

daha da ileri giderek kendilerini hekim yerine koyarak çocuklarını tedavi etmeye kalkışmaları son derece sakıncalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bir hekimin muayene sonucu vereceği kararın yerini asla alamaz.